27 Nisan 2015 Pazartesi
Annesinin karnında küçük bir cenin. Dünyaya gelmek için sabırsızlanan ve kemikleri diğer cinsine göre zayıf olan varlık.. Bu biyolojik farklılıktan haz duyarak geldi,çıktı anne karnından. 'Evinin tek naziği ilk göz ağrısı oldu' ama bir sorun vardı.. yaşadığı çevrede üzerindeki onu mutlu eden kıyafete iğretiyle bakıldı.. anlayamadı. Babası gözünün içine baktı ergenlik çağına kadar,beynine çevre faktörlerini enjekte etti. Varlık büyüdü.. artık bir bireydi. Çılgındı,durdurulamazdı.. Masumluk yoktu belki artık bakışlarında. 'Elalem' denen topluluk bir şeyler diyordu,onunda kulağı vardı ama duyamıyordu. Abisi koruyordu kardeşini ama evde koruyordu.. düşündü beni kimden ne için korurken benim duyamadığım eleştrileri duymak trajikomik miydi? değildi. Ezan okunmadan evde oldu,gece oldu yıldızlara bakamadı önüne baktı ve hızla evinin kapısını açtı karşısında abisi nefret dolu bakışlarını salyasıyla birleştirip vurdu. Konuşamadan,yaşayamadan,yıldızlara bakamadan ve en önemlisi yirmi dört saati evre evre sindiremeden içine o beyaz tül geçirildi üzerine.. kırmızı bir kemer belinde 'temiz olduğuna işaretti.. diğer semboller gibi. Abisi bağırdı ve tuttu kardeşini.. gülerek para istendi,içkiler havada gezdi. Ve hala ne olduğuna anlam veremeyen 'o' gitti. Alkışlarla,törenlerle..
Şimdiki sahip 'benimsin' dedi. Ama bunu severek demedi..
'O' hükümdarıyla ya hayatını sadece oksijen alıp karbondioksit vermek sandı..
ya da sonsuzluğa uğurlandı. Ve bizde bunları o karakutudan vah vah diyerek izledik.. her insan gibi.. Fakat o Kadın'dı..
Şimdi soruyorum size töre,kadın,şiddet,taciz,ve bir çok iğrenç olayı normal sayan biz insanlık değilmiyiz. Din adı altında Kadına malıymış gibi davranan ona tabular yerleştiren ve sembollerle harmanlayan biz değilmiyiz? 'Dinimiz bunu demiyor! Bunu siz diyorsunuz! Erkeğin bir kemiği bile koruyup kollasın, emaneti gibi baksın diye kalınken,böyle yaratılmışken bunu güç gösterisi yapan bu insanlık. Kadın ne cinsel obje,ne topuklu ayakkabı ne de temizlikle yükümlü olan bir canlı. O karnının içerisinde bir dünya daha taşıyan,ayakları dimdik yere basan insan. Sen ondan doğdun.
Bu kadar olaylardan sonra ben sadece içimi döktüm.
Belki bir şeyler değişir.
Belki değer görür.
Ve artık kadın sığınma evlerine ihtiyacımız olmaz.
Sevgilerle Kalın.
Arkadaşım Buse Kumaş'a buradan teşekkür ediyorum fotoğrafta bana katıldığı için ve yalnız olmadığımı biliyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder